24 Temmuz 2014 Perşembe

' ÖZGÜVENİM ' KAYBOLDU , ARANIYORRR !!

Size de oluyor mu bilmiyorum ama , zaman zaman tek başıma başardığım onca şeye rağmen ( özellikle de mesele iş olduğunda ) dış etkenlerin bana yetersizmiş gibi davranması özgüvenimi zedeliyor..
Dün işte ufak bir yanlıştan dolayı ( müsvette kağıtta zımba telinin çıkması - ki kontrol etmiştim :) , bu konuda daha dikkatli olmam gerektiğini bildiren sözlü bir uyarı aldıktan sonra kendimi çok kötü hissettim ve bu hal gece boyu devam etti...
Uyarı öyle azarlama vs değil , yanlış anlaşılmasın , sadece kibarca bir konuşma niteliğindeydi ama yinede bunu söyletmiş olmak ve ufak tefek hatalar gurubuna girebilecek bu olayın dile getirilmesi kendimi yetersiz , sürekli hatalar yapan biriymiş gibi hissetmeme neden oldu..
Çok ta kötü oldu..
'Sakınan göze çöp batar misali , sanki bundan sonra da benzer olaylar ve uyarılar silsilesiyle yaşamak zorunda kalacakmışım hissiyatı bana harekete geçmem sinyalini verdi ve böylece bu yazıyı yazma kararı aldım...
Ve yazımı burada noktalarken kendime son bir hatırlatma yapıp bu hissiyattan kurtulmak istiyorum izninizle ;

Sevgili Gri Lady ...
Sen ki , erken evlenme kararı ile hayatının en önemli adımını attığında ailen sana ' işte şimdi bitti , evliyken asla okuyamazsın - ev hanımı olmaktan başka seçeneğin yok ' demelerine rağmen çok çok iyi puanlarla üniversite kazanmış ve okumuş insansın...
Aynı anda bebek sahibi olup , aynı anda okula devam ederken bile bir an olsun hedefinden vazgeçmemişken nedir bu kendini çıkmazda hissetmen !!!
Bu zamana kadar istediğin her şeyi Allah'ın da izni ile tek başına almış ,başarmışken bu karamsarlık niye !!
Sen ki hiç alakan yokken pırlanta eğitimleri almış , yeni bir meslek öğrenmiş ve çok ta iyi paralar kazanmış birisin..
Sen ki ideallerin ve ailen uğruna çok sevdiğin işten vazgeçip daha makul bir işte çalışmaya başlamış ve dosyada zımba teli unuttun diye mi bu kadar kötü hissediyorsun ???
Hayatta istedikten sonra başaramayacağın , öğrenemeyeceğin bir hedef yok...
Bu sebeple artık , mutsuzluk ve yetersizlik hissi de yok..
Çünkü biz bize ispatladık kapasitemizi , hedeflerimiz uğruna nelerden vazgeçebileceğimizi...

Ama yine de böyle durumlardan profosyenel fikirlerden yardım alarak nasıl sıyrılabilir bilmekte fayda var ;


ÖZGÜVENİ KAZANMA YOLLARI BUNLARMIŞ , BAKALIM NELERİMİŞ :)

1- İçimizdeki dırdırcı: Herhalde yine bir şeyleri yanlış yaptımHayatta her şey her zaman istediğimiz gibi olmuyor. Bazen inişler ve çıkışlar yaşamak doğal. Ama nedense, iniş durumlarında hep kendimizi suçlu hissederiz. Bu konuda yalnız değiliz! Çünkü özgüven eksikliği yaşayan kişiler, yaşanan sorunlar karşısında sürekli olarak kendilerini suçlu görürler. 

Özgüveninizi kazanın: Her şeyden sorumlu değilim benKötü giden her şeyin sorumlusunun siz olmadığınızı aklınıza iyice yerleştirmeniz gerekiyor. Peşin fikirli olmayın! Bir olumsuzluk karşısında, hemen tüm sorumluluğu omuzlarınıza yükleyeceğinize, öncelikle şöyle bir düşünün: "Bu durum karşısında benim rolüm ne?" 

2- İçimizdeki dırdırcı: Yine bir sürü şeyi kaçırıyorsunSürekli bir şeyleri kaçıracağımızı zannedip, kafamızı olumsuz düşüncelerle meşgul ederiz. Tabii bu durum, hayatımızın tamamen stres içinde geçmesine neden olur. 

Özgüveninizi kazanın: Sadece ilgimi çeken şeyleri yapacağımİnsanların söylediklerini "harfiyen" yerine getirmek zorunda değilsiniz. Hayat sizin! Bu hayata istediğiniz gibi yön vermek için de vaktiniz var. Hiçbir şey için aceleci davranmayın. Kararlarınızı sakin düşünerek alın.

3- İçimizdeki dırdırcı: Başkaları her konuda benden daha iyiBaşarmak, ne kadar da güzel bir duygudur. İnsanın kendisini mutlu hissetmesini sağlar. Fakat özgüveni eksik kişiler, başardıklarıyla mutlu olmayı başaramazlar! Örneğin; arkadaşınız terfi ettiğinizi duyuyor ve sizi tebrik ediyor. Siz ise şöyle diyorsunuz, "O kadar da önemli bir olay değil. Herkes terfi edebilir." 

Özgüveninizi kazanın: Ben iyiyimİnsana özgüven kazandıran davranışlardan belki de en önemlisi, sabah kalkıp aynanın önüne geçtiğimizde kendimizden memnun olmamızdır. Ayrıca başkalarından aldığınız övgülere de dikkat edin. Başkaları sizden iyi değil! 

4- İçimizdeki dırdırcı: Başkalarının fikirlerini de sormam gerekiyorKendi fikirlerimiz nedense hiçbir zaman önemli değildir. Sık sık "Çevremdeki diğer insanlar bu konuda ne der" diye düşünürüz. Başkalarının fikrini almak güzel ama bu konuda çok da fazla bağımlı olmamalısınız. 

Özgüveninizi kazanın: İçgüdülerim beni yarı yolda bırakmazKendi içgüdülerinize güvenmelisiniz. Eğer siz bir kıyafeti kendinize yakıştırıyor ve onu giymek istiyorsanız, giyin. Diğerlerinin ne düşüneceğini umursamayın. 

5- İçimizdeki dırdırcı: Mutlaka kötü bir şey olacakBu tamamen beynimizde kurduğumuz, saçma bir düşünce. Diğerlerine göre olumsuz olan bir şeyi yapmamız, bunun ardından mutlaka kötü bir şeyler yaşayacağımız anlamına gelmiyor. -Alıntıdır-

4 yorum:

  1. "Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzüüm":)

    YanıtlaSil
  2. Aynen o kafadaydım işte safransarıı :))

    YanıtlaSil
  3. Bu aralar kendimi çok özgüvensiz hissediyorum. İş arayışları, dil öğrenimleri, yeni mezuniyet süreçleri bunalımın eşiğine götürüyor. Tavsiyelerini deneyeceğim.

    YanıtlaSil
  4. Hepimiz aynı şeyleri hissediyoruz işte zaman zaman.. Bende seninki gibi bir halindeydim ve çıkabilmek için yazdım bunları :) Ve çıktım da..:)

    YanıtlaSil

Bir Yorum Patlat , Dünya Sesini Duysun ...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...